Kıyı Emniyeti’nin ilk kadın römorkör kaptanı Gizem Turan görevinin başında!

Kıyı Emniyeti’nin ilk kadın römorkör kaptanı Gizem Turan görevinin başında!


İTÜ Denizcilik Fakültesi'nden mezun olan Gizem Turan, Kıyı Emniyeti'nin ilk kadın römorkör kaptanı olarak adını denizcilik tarihine yazdırmayı ...

İTÜ Denizcilik Fakültesi’nden mezun olan Gizem Turan, Kıyı Emniyeti’nin ilk kadın römorkör kaptanı olarak adını denizcilik tarihine yazdırmayı başardı. Turan şimdi Kurtarma-8 Römorkörü’nde çalışıyor.

Türkiye’de kıyı emniyetinin ilk kadın römorkör kaptanı Gizem Turan, görevine başladı. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Denizcilik Fakültesi Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Gizem Turan, fakültede öğrenciyken yaptığı staj çalışmalarının ardından özel bir denizcilik firmasında çalışmaya başladı. Görevinde yükselme sınavlarını başarıyla geçen Turan, 2. kaptanlığını elde etmiş oldu.

20 ay süren 2. kaptanlık görevi sonrasında 7 ay kadar Yalova’da bulunan özel bir tersanede kaptanlık yaptı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nün 2. kaptan alımlarına başvuru yapan Turan, bu sayede kurumun kurtarma gemilerinde kaptanlık yapan ilk kadın unvanını da elde etti.

Yaptığı iş hakkında konuşan Turan, ‘Bu acil durumlar; gemi yangını, bir geminin karaya sürüklenmesi, kumandasını kaybetmiş, makine gücü olmayan, kendi kuvveti ile ilerleyemeyen bir gemiye yardım olabilir. Bu durumlara acil olarak yetişebilmek üzere her an hazır bekliyoruz. Normal bir gemide rutin gün içinde işleyen işlerin dışında stres faktörü altında, aslında insanların normalin dışında başına gelebilecek anlara müdahale etmek üzere buradayız.

Dolayısıyla aslında en önemli görevlerimizden biri o risk ve stres anında ortamı yönetebilmek ve gerekli doğru müdahaleyi yapabilmek. Boğaz güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğumuz gibi aynı zamanda gemilerin emniyetini, çevre emniyetini ve insanların sağlığını da korumakla yükümlüyüz.’ diyor.

Kendinden sonrakilere yol açtığı için mutlu olduğunu ve mesleğini çok sevdiğini belirten Turan, ‘Umarım başkaları için de yeni bir bakış açısı olur. Sektördeki kadın sayısı giderek artıyor. Başlangıçtaki kadar az değil. Kadınlar artık bu mesleği daha çok tanıyor ve daha çok içinde olmak istiyor ama yine de kadın istihdam eden şirket sayısı az. Her şirket kadın çalıştırmayı kabul etmiyor. Kıyı Emniyeti bir devlet kurumu olarak buna öncü olduğu için tüm firmalar adına da güzel bir gelişme.

Başlangıçta çok büyük zorlukları var çünkü alışılagelmişin dışında bir çalışma ortamı. Bir kere tamamen ailemizden, sevdiklerimizden, sosyal hayatımızdan uzak bir iş yapıyoruz. Herkesin bu psikolojiye sahip olduğu bir ortamda çalışıyoruz. Dolayısıyla kolay bir iş değil, zor bir meslek. Belki başta herkes çok zorlanacak ama biraz sabredip, işi yapmaya başladıkça sevdiklerini görecekler. Sadece biraz sabır… Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü de başvuru yapmak için iyi bir seçenek. Çalışma ortamı ve şartları güzel, yaşam mahalli kadınlara uygun.’ açıklamalarında bulunuyor.

İşiyle ilgili oluşan birçok algının aslında doğru olmadığı belirten genç römorkör, işin içine girince bazı şeylerin anlaşılabildiğini şu sözlerle ifade ediyor:

‘Ama tabi iş olarak içinde olmak bambaşka bir durummuş. Çalışmaya başladıktan sonra anlıyorsunuz bunu. Benim etrafımda denizci kimse yoktu. Bir şekilde duymuştum mesleği. Açıkçası ailem İstanbul’da okumamı da istemiyordu. Evraklarımı teslim etmeye gittiğimde hiç İstanbul tercihim olmamasına rağmen iki bölümü değiştirip bu bölümü yazmıştım. Sonuçlar açıklandığında bu bölümü kazandım. Mesleğin ne olduğunu daha çok bölüme girdikten sonra öğrendim.

O zamanlar şöyle anlatıyorlar mesleği; ‘Dünyayı geziyorsun, her yeri görüyorsun, tonla para kazanıyorsun, erkeklere her limanda sevgili…’. Mesleğin hep güzel tarafları öne çıkarılıyor. Çalışmaya başlayınca görüyorsunuz aslında öyle değil. Birtakım duygusal eksiklikler var. Uzaksınız, çok yorucu, gecesi gündüzü yok. Her an çalışıyorsunuz. Her an iş yerindesiniz ve hazır bekliyorsunuz ama ona rağmen çok keyifli bir meslek. Ben işimi severek yapıyorum.’

Mesleğine başlayalı çok kısa bir süre olmasına rağmen birçok operasyona katılan Turan, bu durumu şöyle açıklıyor:

‘Ağustos ayında Karadeniz’de kötü bir hava vardı. Bir gemi sürükleniyordu. Biz onlara yardım etmeye gittik. O an çok başka bir psikoloji. Sizin yardımınıza ihtiyacı olan insanlar olduğunu biliyorsunuz. Sürekli acil yardım istiyorlar, yönlendiriliyorsunuz. Hava çok kötü. Bizim için de zor oraya ilerlemek. Böyle bir kurtarma anım olmuştu göreve başladığım ilk ayda.’

Kategoriler
Etiketler
Yazıyı Beğendiyseniz Paylaşın

Yorumlar

Wordpress (0)